PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sir Joseph Banks'ın dövme tarihine katkıları


Dragon
05-12-2008, 01:31 AM
Sir Joseph Banks


Sir Joseph Banks ingiliz dünya seyahatçisi ve patrondu, 1743’te doğdu ve 1820’de öldü. Banks, James Cook’a pasifiğe yaptığı ilk yolculukta eşlik etti, aynı zamanda bir doğa bilimadamıydı ve bu sayede polonezya deri sanatını çok yakında inceleme fırsatını yakaladı. 5 Temmuz’da, ayrılmalarından sekiz gün önce, Banks Tahiti’deydi ve Polonezya dövmeciliğiyle ilgili bir yazı yazdı. Kendisi üzerilerinde işaretler bulunan pasifik yerlilerinin isimlerini ve geleneklerini kayıt altına alan ilk kişiydi. Kendisinin gözlemleri dövmeye tarihte bir yer kazandırdı:

Tahiti Ağustos 1769: Şimdi kendilerinin vücutlarını boyama yöntemlerinden ya da onların deyimiyle “tattow”dan bahsedeceğim. Bunu yaparken siyah boyayı derinin altına silinmeyecek şekilde yerleştiriyorlar; herkeste işaretler var ancak belki kişinin yapısına, belki de hayat koşullarına bağlı olarak bu işaretler vücutlarının farklı yerlerinde yer alıyor. Bazılarında kötü tasarlanmış erkekler, kuşlar ve köpekler bulunmakta ancak daha yaygın olarak “Z” deseni kullanılmakta ve bu desen daha çok kadınların el ve ayak parmağı ekleminde, ayağın dış kısmında görülmekte; her iki cinsiyetin de kollarında ve ayaklarında kare, daire ve haç gibi değişik figürler de bulunuyor. Sonuç olarak sınırsız sayıda figürleri bulunmakta ve bize söylenen bazı figürlerinin anlamının olduğu ancak bu konuda bizi tatmin edecek bilgiye ulaşamadık. Genellikle yüzler işaret yapılmadan bırakılıyor. Bunu aksine en fazla bir örnekte rastladım. Bazı yaşlı adamların vücutlarının büyük bir kısmında geniş siyah yamalar bulunmakta ve bu yamalar iyi işlenmemiş alev gibi durmakta. Bizlere bu kişilerin Otahite (Tahiti) yerlileri olmadıkları fakat daha aşağılarda Noouoora isimli bir adadan geldikleri söylendi. Figürlerin farklı şekillerde uygulanmakta, daha önce de belirttiğim üzere dövmelerin adedi ve yeri her bir kişiye göre belirleniyor gibi görünmekte, ancak tüm yerlilerin (Ohiteroa hariç) kalçaları koyu siyahlıkla kaplı; bunların üzerinde birbirinin üzerine geçmiş kemerler bulunmakta ve bunlar bazen kısa kaburgalar kadar yükseğe yapılmakta, bir inçin dörtte biri kadar uzunluğunda ve kenarlarında çentikler bulunmakta, vb. Bu kemerlerler gurur duyuyorlarr; hem kadınlar, hem de erkekler bu dövmelerini büyük bir zevkle bir güzellik olması ya da gayretlerinin sonucu olması ve acıya dayanıklılıklarını göstermesi nedeniyle gösteriyor olabilirler, hangi sebepten olduğunu ayırt edemiyorum çünkü bunun yapılması sırasında duyulan acı gerçekten katlanılmaz, özellikle bel üzerindeki acı etli kalçaya göre daha hassastır.

Şimdi onların dövme yapma yöntemlerini anlatacağım. Kullandıkları renk lamba siyahıdır ki bunu mumdan (mum yemişi, Aleurites moluccana) yapmak yerine kullandıkları yağlı bir yemişin dumanından elde etmektedirler. Bu hindistancevizi kabuklarında saklanır ve kullanım için bazen su ile karıştırılır. Derinin altına ulaşmak için bir kemik ve kabuk kullanırlar, bunun alt kısmı kullanılacağı amaca göre 3’ten 20’ye kadar sivri dişler halinde kesilir ve üst kısmı bir tutaca bağlanır. Dişler siyah liköre bandırılır ve sonrasında bir tahta ile hızlı keskin vuruşlar yapılır; bunun sonucunda deride olabildiğinde derine gider ve bir miktar kan veya en azında serum gelir, ve işaretlenmiş olan kısım iyileşmeden önce günlerce yaralı olarak kalır.

Ben bu operasyonun 5 temmuzda 14 yaşlarında bir kızın kalçalarına yapılışını gördüm. Bir süre için çok sabırlı davrandı fakat sonrasında şikayet etmeye başladı ve sonrasında o kadar saldırganlaştı ki arkadaşlarının tehditleri ve zorlamaları sonuna kadar dayanmasına yeterli olmadı. Ben bu operasyon başladıktan sonra bir saat kadar komşu evde kalma fırsatını yakaladım ancak operasyon bitmeden gitmem gerekti, zaten benim görmüş olduğum operasyon kalçanın sadece bir tarafına yapılmıştı çünkü kalçanın diğer yarısı birkaç hafta önce yapılmıştı. Bu işlem 14 ve 18 yaşları arasında yapılmakta olup son derece temeldir ve ergenlikte olup da bunun yaptırmamış kimseyi görmedim. Bu kadar acıya dayanılmasının sebebinin ne olduğunu söylemek oldukça zor; Hindistan’lılardan hiçbiri (yüzlercesine sordum) bana neden yapıldığıyla ilgili bir sebep gösteremediler, belki de batıl bir inançtır; benim fikrime göre bu kadar absürd bir geleneğin başka bir sebebi olamaz. Parmaklardaki, kollardaki, vb. daha küçük işaretler ise sadece güzellik için yapılmış olabilir. Avrupalı bayanlarımız yamanın rahatlığını keşfettiler ve en iyi ciltlerin bile onlarınkine göre daha alt seviyede olduğu burada bu tür bir şey daha kullanışlıdır ve buna rağmen beyazlık güzellikteki temel etken olarak düşünülmektedir. (Kaynak: J.C. Beaglehole (Hg). Joseph Banks, Angus & Robertson’u Çalışma Defteri, Sydney 1962.)

6 Eylül 1769’da güney kıtasını, Yeni Zelanda, arayan Cook, yüzyıl boyunca avrupalı ziyaretçilerin uğramadıkları küçük bir adalar topluluğu keşfetti. İngilizler ve Yeni Zelanda yerlileri Maori’ler arasındaki koşullarla ilgili anlaşmazlıkta bir Maori’li öldürüldü. Banks cesedi inceledi, karmaşık ve aynı zamanda bugüne kadar hayranlık uyandırmaya devam eden Maori yüz dövmesini, Moko, ilk inceleyen kişi oldu. “Huzursuzluk verici olmasına rağmen, işaretlerin zerafetini seviyorum.” Gördüğünden son derece etkilenmesi ve doğa bilimlerine olan tutkusuyla Banks 20 Ocak 1770’de son derece iyi korunmuş ve dövmeleri bulunan bir Maori kafası aldı. Bu kendisinin vücutlarından ayrılmış Moko kafalarla ilgilenmesinin başlangıcı oldu.

Yasal Uyarı: Bu yazılar dragon tattoo piercing(ilyas Yılmaz) a aittir. Noterden onaylıdır, kopyalanması veya değiştirilmesi halinde yasal işlem yapılacaktır.