Dragon
05-12-2008, 01:13 AM
İncil Sonrası
Dördüncü yüzyılın başında Konstantin Roma imparatoru olduğunda ve Hristiyanlığın engellenmesini ortadan kaldırdığında, aynı zamanda yüze dövme yapılmasını da yasakladı ki bu uygulama suçlular, askerler ve gladyatörler arasında yaygındı. Konstantin’e göre insan yüzü Allah’ın resminin bir temsiliydi ve bu yüzden bozulmaması gerekiyordu.
Dökümanlara göre beşinci yüzyılın sonunda bir keşişin apışında bir dövme vardı ve dövmede şöyle yazıyordu: “Manim, Hazreti İsa’nın müridi”.
Altıncı yüzyılın birinci yarısında yaşayan Caesarea’dan Procopius resmi tarih yazmıştır, bir defasında birçok Hristiyan’ın kolunda haç veya İsa’nın adı olan dövmeleri olduğunu rapor etmiştir.
Charles MacQuarrie “İnsular Seltik Dövmeciliği: Tarih, Efsane ve Metaphor” isimli çalışmasında Aziz Brigit’in hayatında bahsedilen “işaretler”in aslında dövme olabileceğinden bahsetmiştir. Kendisi aynı zamanda Seltik Hristiyanlarının tüm dövmeleri olmasa da bazı dövmeleri kabul ettiklerini belirtmiştir.
Northumberland’daki Calcuth konseyinde, 786 Papal Legates Raporunda iki çeşit dövmeden bahsetmiştir: birisi pagan batıl dövmesi ki Hristiyanlara faydası dokunamamaktadır ve diğeri Allah için olandır ki bazı (isimsiz) ödülleri bulunmaktadır.
Kutsal topraklara ulaşan haçlılar genellikle ellerine ya da kollarına küçük bir haç dövmesi yaptırarak Hristiyan olarak gömülmek istediklerini belirtmişlerdir.
İncil
Tevrat zamanında pagan dünyasının büyük bir kısmı dövme uygulamasını ilahlara tapmak amacıyla kullanıyorlardı. Bu, tabi ki, İsrail’den negatif bir yanıt gerektirdi çünkü İsrail yanlış tanrılara tapınılmasından kendisini ayırmak istiyordu:
“Derilerinizde ölüleriniz için kesikler açmayacak ya da dövme yapmayacaksınız: LORD benim.”
Leviticus 19:28
Ancak İncil alimi M.W. Thomson, Musa’nın dövmeleri sevdiğini belirtmektedir. Thomson, Musa’nın dövmeyi Musevilerin Mısırlılara kölelikten yapmaktan kurtulduklarını hatırlamaları için başlattığı spekülasyonunda bulunmuştur. 1859 tarihli çalışmada Thomson, Musa’nın yukarıdaki sınırlamanın sadece heathen ve pagan resimlerine uygulamasını istediğine inanıyordu.
İsa’nın doğumundan hemen önce Virgil, Seneca ve Galenus gibi Romalı yazarlar birçok köle ve suçluların dövmesi bulunduğunu rapor etmişlerdir.
İncil Öncesi
Son 150 yıl içerisinde arkeolojistler üzerlerinde dövmeler bulunan birkaç mumyayı günışığına çıkarmışlardır:
1991’de Alp’lerde donmuş ve çok iyi korunmuş Sibiryalı “Buzadamı” keşfedilmiştir. 5.000 yıldan daha eski olan vücutta 57’den fazla dövme bulunmaktaydı.
1948’de bir grup mezarı kazan Rus arkeolojist, Scythian Şefinin mumyasını bulmuştur. Mumyanın sağ kolunda bir eşek, dağ keçisi ve iki geyik dövmesi bulunmaktaydı. Ayrıca baldırının ön kısmı koşan dört dağ keçisiyle çevrilmişti.
1891’de arkeolojistler Amunet isimli Mısırlı rahibenin mumyasının kalıntılarını buldular ki kendisi büyük ihtimalle İ.Ö. 2160 ve İ.Ö. 1994 yıllarında yaşamıştı. Rahibenin vücudunda, kollarında, bacaklarında ve göbeğinin altında dövmeler bulunmaktaydı.
Japonya’da kilden yapılmış heykelcikler bulmuşlardır ve 3.000 yıldan daha eski olan bu heykelciklerin üzerinde dövmeyi andıran boyalar bulunmaktaydı.
Yasal Uyarı: Bu yazılar dragon tattoo piercing(ilyas Yılmaz) a aittir. Noterden onaylıdır, kopyalanması veya değiştirilmesi halinde yasal işlem yapılacaktır.
Dördüncü yüzyılın başında Konstantin Roma imparatoru olduğunda ve Hristiyanlığın engellenmesini ortadan kaldırdığında, aynı zamanda yüze dövme yapılmasını da yasakladı ki bu uygulama suçlular, askerler ve gladyatörler arasında yaygındı. Konstantin’e göre insan yüzü Allah’ın resminin bir temsiliydi ve bu yüzden bozulmaması gerekiyordu.
Dökümanlara göre beşinci yüzyılın sonunda bir keşişin apışında bir dövme vardı ve dövmede şöyle yazıyordu: “Manim, Hazreti İsa’nın müridi”.
Altıncı yüzyılın birinci yarısında yaşayan Caesarea’dan Procopius resmi tarih yazmıştır, bir defasında birçok Hristiyan’ın kolunda haç veya İsa’nın adı olan dövmeleri olduğunu rapor etmiştir.
Charles MacQuarrie “İnsular Seltik Dövmeciliği: Tarih, Efsane ve Metaphor” isimli çalışmasında Aziz Brigit’in hayatında bahsedilen “işaretler”in aslında dövme olabileceğinden bahsetmiştir. Kendisi aynı zamanda Seltik Hristiyanlarının tüm dövmeleri olmasa da bazı dövmeleri kabul ettiklerini belirtmiştir.
Northumberland’daki Calcuth konseyinde, 786 Papal Legates Raporunda iki çeşit dövmeden bahsetmiştir: birisi pagan batıl dövmesi ki Hristiyanlara faydası dokunamamaktadır ve diğeri Allah için olandır ki bazı (isimsiz) ödülleri bulunmaktadır.
Kutsal topraklara ulaşan haçlılar genellikle ellerine ya da kollarına küçük bir haç dövmesi yaptırarak Hristiyan olarak gömülmek istediklerini belirtmişlerdir.
İncil
Tevrat zamanında pagan dünyasının büyük bir kısmı dövme uygulamasını ilahlara tapmak amacıyla kullanıyorlardı. Bu, tabi ki, İsrail’den negatif bir yanıt gerektirdi çünkü İsrail yanlış tanrılara tapınılmasından kendisini ayırmak istiyordu:
“Derilerinizde ölüleriniz için kesikler açmayacak ya da dövme yapmayacaksınız: LORD benim.”
Leviticus 19:28
Ancak İncil alimi M.W. Thomson, Musa’nın dövmeleri sevdiğini belirtmektedir. Thomson, Musa’nın dövmeyi Musevilerin Mısırlılara kölelikten yapmaktan kurtulduklarını hatırlamaları için başlattığı spekülasyonunda bulunmuştur. 1859 tarihli çalışmada Thomson, Musa’nın yukarıdaki sınırlamanın sadece heathen ve pagan resimlerine uygulamasını istediğine inanıyordu.
İsa’nın doğumundan hemen önce Virgil, Seneca ve Galenus gibi Romalı yazarlar birçok köle ve suçluların dövmesi bulunduğunu rapor etmişlerdir.
İncil Öncesi
Son 150 yıl içerisinde arkeolojistler üzerlerinde dövmeler bulunan birkaç mumyayı günışığına çıkarmışlardır:
1991’de Alp’lerde donmuş ve çok iyi korunmuş Sibiryalı “Buzadamı” keşfedilmiştir. 5.000 yıldan daha eski olan vücutta 57’den fazla dövme bulunmaktaydı.
1948’de bir grup mezarı kazan Rus arkeolojist, Scythian Şefinin mumyasını bulmuştur. Mumyanın sağ kolunda bir eşek, dağ keçisi ve iki geyik dövmesi bulunmaktaydı. Ayrıca baldırının ön kısmı koşan dört dağ keçisiyle çevrilmişti.
1891’de arkeolojistler Amunet isimli Mısırlı rahibenin mumyasının kalıntılarını buldular ki kendisi büyük ihtimalle İ.Ö. 2160 ve İ.Ö. 1994 yıllarında yaşamıştı. Rahibenin vücudunda, kollarında, bacaklarında ve göbeğinin altında dövmeler bulunmaktaydı.
Japonya’da kilden yapılmış heykelcikler bulmuşlardır ve 3.000 yıldan daha eski olan bu heykelciklerin üzerinde dövmeyi andıran boyalar bulunmaktaydı.
Yasal Uyarı: Bu yazılar dragon tattoo piercing(ilyas Yılmaz) a aittir. Noterden onaylıdır, kopyalanması veya değiştirilmesi halinde yasal işlem yapılacaktır.