Dragon
05-12-2008, 12:21 AM
KAYAN
1900’lerde bir Kayan kızına dövme yapılması ciddi bir operasyondu ve bunun sebebi sadece işlem sırasında duyulan acı değil aynı zamanda bu tür vücut süslemesi ile bağlantılı olarak gerçekleştirilen törenlerdi. Bu işlem uzun sürmekteydi, bazen dört yıl kadar sürdüğü olurdu, çünkü her oturuşta ancak küçük bir kısma dövme yapılabilirdi ve çalışmanın farklı aşamaları arasında birkaç uzun ara verilmesi gerekebiliyordu. Bir kız on yaşına geldiğinde parmaklarına ve ayaklarının üst kısmına dövme yapılırdı, bir yıl sonra ise kolunun ön tarafı tamamen kaplanırdı. Bir sonraki yıl uyluğun bir kısmına dövme yapılırdı ve eğer ki dayanabilirse üçüncü ve dördüncü yıllarda deriye geri kalan dövmeler yapılırdı. Kızlara adet dönemlerinde dövme yapılmazdı çünkü akan kanın şeytani ruhların ilgisini çektiğine inanılırdı.
Kayan kadınları arasında dövme (tedek – tuh’duck) evrenseldi. Desenlerin ölümden sonra meşale görevi gördüğüne ve ölen kişileri karanlık ölüm sonrası hayattan, ataların yaşadığı eve yönlendirdiğine inanırlardı. Dövmeyi hiçbir zaman erkekler yapmazdı, her zaman kadınlar yapardı ve dövmenin önemi ve kalitesi konusundaki uzmanlar da her zaman için kadınlardı, erkekler sadece ahşap bloklara desen oyarlardı. Dövme sanatçısının ofisi kalıtsal bir pozisyondu ve sanatçı, demirci ve oyucular gibi, her bir dövme seansından önce teskin edilen koruyucu bir ruhun koruması altında çalışırdı.
Birçok Kayan dövmecisi sosyal tabularla sınırlanırdı. Örneğin, eğer ki sanatçının çocukları genç bir yaştaysa, dövme sanatçısının dövme yapmasına izin verilmezdi çünkü kan şeytani ruhların dikkatini çekmekteydi ve dövme yapılması durumunda şeytani ruhlar çocuklarına sahip olabileceği gibi hastalığa ya da ölüme de sebep olabilirlerdi. Dövme sanatçıları pirinç ekimi zamanında ve kabile evinde gömülmemiş ölü bir insan bulunduğunda da dövme yapamazdı çünkü bu zamanlarda kanın akmasına izin vermenin ritual ahengi bozacağı korkusu tabusu vardı. Kötü rüyalar, örneğin çok fazla kan akacağını haber veren sellerle ilgili rüyalar da çalışmanın kesilmesine sebep olurdu. Dövme sanatçılarının çiğ ya da kanlı et ya da balık yemeleri de yasaktı çünkü yedikleri taktirde şeytani ruhlar ete girerek sanatçıya sahip olabilirdi. İnanca göre bir sanatçının bu kısıtlamaları gözardı etmesi durumunda, sanatçı tarafından yapılan dövmeler ölüm sonrası hayatta belirgin şekilde görünmezdi ve kendisi hastalanarak ölürdü. Bazen kadınlar belirli hastalıklardan kurtulmak amacıyla dövme sanatçısı olurlardı, çünkü dövme sanatçılarının koruyucu ruhları olan Bua Kalung kendilerini hastalık taşıyan ruhlardan korurlardı.
Dövmeciler tarafından kullanılan aletler son derece basitti, bunlar iki ya da üç diken çekici (ulang ya da ulang brang) ve demir tokmak, tukun veya pepak; bunlar bungan adındaki ahşap bir kutuda saklanırdı. Deliciler, bir uçlarında kısa sivri baş bulunan ahşap çubuklardı. Başın ucuna doğru bir parça reçine ve üç veya dört iğne bulunurdu ve reçinenin içerisinden sadece iğne uçları dışarı çıkardı. Çekiç ise kısa demir ahşabından bir çubuktu, yarısı kamçı şeridiyle kaplıydı. Pigment, is, su ve şeker kamışı suyu karışımından oluşurdu ve iki sığ ahşap kap, uit ulang, içerisinde tutulurdu. En iyi isin metal yemek pişirme kabının altından elde edildiğine inanılırdı fakat yanmış reçineden elde edilen is de kullanılırdı. Dövme desenleri tahta bloklarına (kelinge) oyulurdu, sonrasında bu tahtalara mürekkep sürülerek dövmenin yapılacağı bölmeye bastırılır ve yapılacak olan desen aktarılmış olurdu.
Dövme yapılacak olan müşteri yere uzanır, dövme sanatçısı ve yardımcısı iki yanına çömelirlerdi. Dövme sanatçısı ilk olarak şeker kamışı lifini pigmente batırır ve sonrasında dövmenin yapılacağı uzvun üzerine bastırırdı, bu sayede desenin çizgileri veya bantları ortaya çıkardı. Bu düz çizgiler üzerinde dövme sanatçısı çizgi satırlarına (ikor) dövme yapar, gerekli desenin olduğu dövme bloğunu alarak üzerine pigment sürer ve iki ikor satırının arasındaki uzvun üzerine bastırırdı. Dövme sanatçısı ya da yardımcısı ayaklarıyla dövme yapılacak deriyi gerdirir (bu işlemi hızlandırır), sonrasında deliciyi pigmente bandırır ve düz bir çizgi üzerinde çalışırken tokmakla tutamacına vurarak iğne uçlarını deriye sokardı. Bu işlem acılıydı fakat dövme sanatçısı hiçbir zaman bu işi prosedür dahilinde metodik bir şekilde yapmazdı.
Bir hesaba göre 1900’lerde sanatçılara ödenen ücretler az çok aynıydı. Kolun ön kısmı için ödenen ücret işçiliğe bağlı olarak küçük bir çan, tawak, yani 8 $ ile 20 $ arasındaydı. Uyluk için büyük tawak parası ödenirdi ki en iyi işçiliğin istendiği durumlarda bu da 60 $ kadardı. Eğer ki daha düşük bir işçilik istenirse bir çan, yani 6 $ ile 20 $ arasındaydı. Parmaklara dövme yapılması işlemi için operatör parang adlı bir kısa kılıç alırdı. 2002’de Rejang Nehrinde röportaj yaptığım Kayan kadınına göre uyluk dövmesinin (kulan higo) maliyeti bir çan, eski ticari boncuklar, iki domuz ve bir parangdı. 19ncu yüzyılda sanatçıların fazladan ücret talep etmeleri durumunda bir yıl içerisinde ölecekleri söylenirdi.
Kayan dövmeciliği 40 yıldan daha uzun bir süre önce sona erdi ve 2002 yılı itibariyle Rejang Nehrinde yaşayan bir dövme sanatçısı bulamadım. Bu resim 1951 yılı itibariyle çalışan son Kayan dövmecisini göstermektedir. Fotoğraf Sarawak Müzesinin izniyle konulmuştur.
Dövmeler Kayan kadınlarının parmaklarına elle vurularak değişik desenlerde yapılırdı. Eklemlerde parmak ortasına siyah başak çizilmesi oldukça genel bir desendi. İrang adlı bu motif (“bambu atışları”) bitki hayatı ve doğurganlık arasında bağlantıyı ifade ederdi, diğer yandan bilekteki ve elin arkasındaki antromorfik (kalong kelunan) ve hayvan desenleri (tingan, aso) koruyucu ruhları temsil ederdi.
Kol dövmeleri olan Sihan kadınları. Kollarının ön kısımlarında boynuz gagalı kuş (tingang) ve kalong kelunan motiflerinden oluşan dövmeleri bulunurdu, bilekler ise “bambu atışları” (doğurganlık sembolleri) ile işaretlenirdi. Kalong kelunan, diz çökmüş şekilde stilize edilmiş bir insan figürü olup S-aralık tasarımında yer alırdı, birçok biçimi bulunmaktaydı ve stilize edilmiş boynuz gagalı kuş motifiyle güçlendirilirdi (üst kısımda): diğer zamanlarda aso ya da ejderha-köpek deseniyle bağlanırdı. Aristokrat kadınlar kalong dövmesi taşırlardı çünkü bu sayede ruhlara, sokaktaki insanlara göre daha yakın olduklarına inanırlardı ve bu desenle bağlantılı negatif sihire dayanabilirlerdi. Uzak geçmişte desen ritüel bir sunumdan oluşabilirdi ki bu kölenin kurban edilmesi ya da koruyucu ruh olabilirdi.
Yasal Uyarı: Bu yazılar dragon tattoo piercing(ilyas Yılmaz) a aittir. Noterden onaylıdır, kopyalanması veya değiştirilmesi halinde yasal işlem yapılacaktır.
1900’lerde bir Kayan kızına dövme yapılması ciddi bir operasyondu ve bunun sebebi sadece işlem sırasında duyulan acı değil aynı zamanda bu tür vücut süslemesi ile bağlantılı olarak gerçekleştirilen törenlerdi. Bu işlem uzun sürmekteydi, bazen dört yıl kadar sürdüğü olurdu, çünkü her oturuşta ancak küçük bir kısma dövme yapılabilirdi ve çalışmanın farklı aşamaları arasında birkaç uzun ara verilmesi gerekebiliyordu. Bir kız on yaşına geldiğinde parmaklarına ve ayaklarının üst kısmına dövme yapılırdı, bir yıl sonra ise kolunun ön tarafı tamamen kaplanırdı. Bir sonraki yıl uyluğun bir kısmına dövme yapılırdı ve eğer ki dayanabilirse üçüncü ve dördüncü yıllarda deriye geri kalan dövmeler yapılırdı. Kızlara adet dönemlerinde dövme yapılmazdı çünkü akan kanın şeytani ruhların ilgisini çektiğine inanılırdı.
Kayan kadınları arasında dövme (tedek – tuh’duck) evrenseldi. Desenlerin ölümden sonra meşale görevi gördüğüne ve ölen kişileri karanlık ölüm sonrası hayattan, ataların yaşadığı eve yönlendirdiğine inanırlardı. Dövmeyi hiçbir zaman erkekler yapmazdı, her zaman kadınlar yapardı ve dövmenin önemi ve kalitesi konusundaki uzmanlar da her zaman için kadınlardı, erkekler sadece ahşap bloklara desen oyarlardı. Dövme sanatçısının ofisi kalıtsal bir pozisyondu ve sanatçı, demirci ve oyucular gibi, her bir dövme seansından önce teskin edilen koruyucu bir ruhun koruması altında çalışırdı.
Birçok Kayan dövmecisi sosyal tabularla sınırlanırdı. Örneğin, eğer ki sanatçının çocukları genç bir yaştaysa, dövme sanatçısının dövme yapmasına izin verilmezdi çünkü kan şeytani ruhların dikkatini çekmekteydi ve dövme yapılması durumunda şeytani ruhlar çocuklarına sahip olabileceği gibi hastalığa ya da ölüme de sebep olabilirlerdi. Dövme sanatçıları pirinç ekimi zamanında ve kabile evinde gömülmemiş ölü bir insan bulunduğunda da dövme yapamazdı çünkü bu zamanlarda kanın akmasına izin vermenin ritual ahengi bozacağı korkusu tabusu vardı. Kötü rüyalar, örneğin çok fazla kan akacağını haber veren sellerle ilgili rüyalar da çalışmanın kesilmesine sebep olurdu. Dövme sanatçılarının çiğ ya da kanlı et ya da balık yemeleri de yasaktı çünkü yedikleri taktirde şeytani ruhlar ete girerek sanatçıya sahip olabilirdi. İnanca göre bir sanatçının bu kısıtlamaları gözardı etmesi durumunda, sanatçı tarafından yapılan dövmeler ölüm sonrası hayatta belirgin şekilde görünmezdi ve kendisi hastalanarak ölürdü. Bazen kadınlar belirli hastalıklardan kurtulmak amacıyla dövme sanatçısı olurlardı, çünkü dövme sanatçılarının koruyucu ruhları olan Bua Kalung kendilerini hastalık taşıyan ruhlardan korurlardı.
Dövmeciler tarafından kullanılan aletler son derece basitti, bunlar iki ya da üç diken çekici (ulang ya da ulang brang) ve demir tokmak, tukun veya pepak; bunlar bungan adındaki ahşap bir kutuda saklanırdı. Deliciler, bir uçlarında kısa sivri baş bulunan ahşap çubuklardı. Başın ucuna doğru bir parça reçine ve üç veya dört iğne bulunurdu ve reçinenin içerisinden sadece iğne uçları dışarı çıkardı. Çekiç ise kısa demir ahşabından bir çubuktu, yarısı kamçı şeridiyle kaplıydı. Pigment, is, su ve şeker kamışı suyu karışımından oluşurdu ve iki sığ ahşap kap, uit ulang, içerisinde tutulurdu. En iyi isin metal yemek pişirme kabının altından elde edildiğine inanılırdı fakat yanmış reçineden elde edilen is de kullanılırdı. Dövme desenleri tahta bloklarına (kelinge) oyulurdu, sonrasında bu tahtalara mürekkep sürülerek dövmenin yapılacağı bölmeye bastırılır ve yapılacak olan desen aktarılmış olurdu.
Dövme yapılacak olan müşteri yere uzanır, dövme sanatçısı ve yardımcısı iki yanına çömelirlerdi. Dövme sanatçısı ilk olarak şeker kamışı lifini pigmente batırır ve sonrasında dövmenin yapılacağı uzvun üzerine bastırırdı, bu sayede desenin çizgileri veya bantları ortaya çıkardı. Bu düz çizgiler üzerinde dövme sanatçısı çizgi satırlarına (ikor) dövme yapar, gerekli desenin olduğu dövme bloğunu alarak üzerine pigment sürer ve iki ikor satırının arasındaki uzvun üzerine bastırırdı. Dövme sanatçısı ya da yardımcısı ayaklarıyla dövme yapılacak deriyi gerdirir (bu işlemi hızlandırır), sonrasında deliciyi pigmente bandırır ve düz bir çizgi üzerinde çalışırken tokmakla tutamacına vurarak iğne uçlarını deriye sokardı. Bu işlem acılıydı fakat dövme sanatçısı hiçbir zaman bu işi prosedür dahilinde metodik bir şekilde yapmazdı.
Bir hesaba göre 1900’lerde sanatçılara ödenen ücretler az çok aynıydı. Kolun ön kısmı için ödenen ücret işçiliğe bağlı olarak küçük bir çan, tawak, yani 8 $ ile 20 $ arasındaydı. Uyluk için büyük tawak parası ödenirdi ki en iyi işçiliğin istendiği durumlarda bu da 60 $ kadardı. Eğer ki daha düşük bir işçilik istenirse bir çan, yani 6 $ ile 20 $ arasındaydı. Parmaklara dövme yapılması işlemi için operatör parang adlı bir kısa kılıç alırdı. 2002’de Rejang Nehrinde röportaj yaptığım Kayan kadınına göre uyluk dövmesinin (kulan higo) maliyeti bir çan, eski ticari boncuklar, iki domuz ve bir parangdı. 19ncu yüzyılda sanatçıların fazladan ücret talep etmeleri durumunda bir yıl içerisinde ölecekleri söylenirdi.
Kayan dövmeciliği 40 yıldan daha uzun bir süre önce sona erdi ve 2002 yılı itibariyle Rejang Nehrinde yaşayan bir dövme sanatçısı bulamadım. Bu resim 1951 yılı itibariyle çalışan son Kayan dövmecisini göstermektedir. Fotoğraf Sarawak Müzesinin izniyle konulmuştur.
Dövmeler Kayan kadınlarının parmaklarına elle vurularak değişik desenlerde yapılırdı. Eklemlerde parmak ortasına siyah başak çizilmesi oldukça genel bir desendi. İrang adlı bu motif (“bambu atışları”) bitki hayatı ve doğurganlık arasında bağlantıyı ifade ederdi, diğer yandan bilekteki ve elin arkasındaki antromorfik (kalong kelunan) ve hayvan desenleri (tingan, aso) koruyucu ruhları temsil ederdi.
Kol dövmeleri olan Sihan kadınları. Kollarının ön kısımlarında boynuz gagalı kuş (tingang) ve kalong kelunan motiflerinden oluşan dövmeleri bulunurdu, bilekler ise “bambu atışları” (doğurganlık sembolleri) ile işaretlenirdi. Kalong kelunan, diz çökmüş şekilde stilize edilmiş bir insan figürü olup S-aralık tasarımında yer alırdı, birçok biçimi bulunmaktaydı ve stilize edilmiş boynuz gagalı kuş motifiyle güçlendirilirdi (üst kısımda): diğer zamanlarda aso ya da ejderha-köpek deseniyle bağlanırdı. Aristokrat kadınlar kalong dövmesi taşırlardı çünkü bu sayede ruhlara, sokaktaki insanlara göre daha yakın olduklarına inanırlardı ve bu desenle bağlantılı negatif sihire dayanabilirlerdi. Uzak geçmişte desen ritüel bir sunumdan oluşabilirdi ki bu kölenin kurban edilmesi ya da koruyucu ruh olabilirdi.
Yasal Uyarı: Bu yazılar dragon tattoo piercing(ilyas Yılmaz) a aittir. Noterden onaylıdır, kopyalanması veya değiştirilmesi halinde yasal işlem yapılacaktır.